Kaç Tane Besmele Var?
Çocukken her sabah okuldan önce annemle birlikte kahvaltı yaparken, her şeyin başında bir “Bismillahirrahmanirrahim” duyardım. Bu, aslında sadece bir dua değildi. Bir alışkanlık, belki de bir gelenekti. Annem, işe başlamadan önce mutfağa girerken, pazara gitmeden önce, hatta bir şey yapmadan önce bile hep o besmelesini okurdu. “Kaç tane besmele var?” sorusu belki de ilk kez annemin dilinden döküldüğünde kafamda gerçekten bir soru işareti olarak kalmadı. Ama zamanla, yetişkinlik yıllarıma geldikçe, bu sorunun daha derin ve karmaşık bir anlam taşıdığını fark ettim.
Besmele ve Hayatın İçindeki Yerleri
Bismillah, işte her şeyin başındaki o kelime… En basit haliyle, bir işin başlangıcında Tanrı’ya duyulan saygı ve yardım dileği gibi düşünebiliriz. Ama “Kaç tane besmele var?” diye düşünürken, sadece dini anlamını değil, günlük hayatımda nasıl yer bulduğunu da anlamaya başladım.
Bir gün arkadaşım Ahmet’le iş yerinde, ekonomi üzerine bir rapor üzerinde çalışırken, her şeyi gözden geçirmeye başladık. Veriler, rakamlar, analizler… Her şeyden önce bir şeyleri doğru yapmaya çalışıyorduk. O sırada birden aklıma geldi, “Ahmet, bu kadar işin içinde neden hiç besmele demiyoruz?” Tabii Ahmet, “Ya sen de, ekonomiyle ilgili rapor yapıyoruz, burada bir besmele ne arıyor?” diye güldü. Ama aslında o kadar da fark etmediğimiz bir şey ki bu. Ne zaman bir işin başına geçsek, aslında bir tür “besmele”yi hayatımızın her köşesine yerleştiriyoruz. Kimi zaman bu bir dua, kimi zaman ise bir başlangıç noktası oluyor.
Kaç Tane Besmele Var, Gerçekten?
Bu soruya net bir cevap bulabilmek için biraz araştırma yapmam gerekti. Besmele, temelde Arapça “Bismillahirrahmanirrahim” şeklinde okunur ve bu kelimelerin anlamı, “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” olarak çevrilebilir. Klasik anlamda, besmele, her türlü işin başında okunur ve işlerin doğru, hayırlı bir şekilde yapılmasına niyet edilir. Peki, besmele sadece dini bir anlam taşır mı? Tabii ki hayır! Gündelik hayatta, bilinçli veya bilinçsiz olarak birçok farklı biçimde karşımıza çıkar. Bir işin başında, bir işe başlarken, hatta birine yardımcı olurken bile, bir tür “besmele”yle başlarız. Bu, insanın içsel bir düzeni ve başlangıç noktasını simgeler.
Peki, gerçekten kaç tane besmele var? İşte burası biraz daha derinleşiyor. Her gün kaç defa başlıyoruz işlerimize? Her sabah uyandığımızda kaç kere bir işe başlıyoruz? Eğer her başlangıcı bir besmele olarak kabul edersek, her gün aslında birçok kez besmele okumuş oluruz.
Düşünsene, sabah uyanıyorsun, ilk işin ne? Kahvaltı. “Bismillahirrahmanirrahim” diyorsun ve günü başlatıyorsun. Ardından işe gidiyorsun, trafikle boğuşurken bir taraftan düşünüyorsun: “Ya bugün iş yerinde nasıl bir gün geçireceğim?” Hemen bir içsel besmele okur gibi oluyorsun. O kadar içselleşmiş bir şey ki bu, farkında olmadan her başlangıcı Tanrı’nın adıyla yapıyorsun.
Her Günün Bir Besmele Olduğu Haller
Benim için, hayatımdaki her önemli anın başında bir besmele var. Mesela, bir iş görüşmesi yapmadan önce, o birkaç dakikalık sürede içimden sessizce besmele okurum. Çünkü içimde bir yerlerde bir güce ve o işin doğru şekilde olmasına olan bir inanışım vardır. Belki de bu, sadece manevi değil, psikolojik bir rahatlama arayışıdır. Diğer bir deyişle, “Bismillahirrahmanirrahim” demek, bazen aslında bir tür motivasyon kaynağına dönüşür.
İş hayatımda zaman zaman stresli anlar yaşadım, bunların başında ekonomi üzerine yaptığımız analizler gelir. Rakamlar, grafikler, istatistikler… Ama her bir veri setinin, her yeni projede, bir şekilde başlamak için bir besmele gibi bir şey aradım. Bu da demektir ki, besmele aslında sadece kelimelerden ibaret değildir. Her yeni başlangıç, ona olan niyetle şekillenir. Verilerin doğruluğunu sağlamak, pazarlık yaparken doğru stratejiyi seçmek, müşterilere doğru sunumları yapmak… Her biri bir besmele olma niteliği taşır.
Sonuç: Kaç Tane Besmele Var?
Şimdi, biraz daha geniş perspektiften bakarsak, “Kaç tane besmele var?” sorusunun aslında sadece sayıdan ibaret olmadığını, hayattaki her anın bir başlangıç olduğunda olduğunu görebiliyoruz. Bir işe başlamak, bir kişiye yardım etmek, ya da sadece sabah uyanıp güne başlamak… Bu başlangıçların her biri, bir besmele olarak kabul edilebilir. Fakat, her bir “besmele”nin ardında yatan niyetin, yapılacak işin doğruluğunu ve verimliliğini artıracağı bir gerçek.
Peki sizce, her başladığımız işe bir besmele eklemek, işlerimizi daha verimli hale getirir mi? Yoksa, işlerin başında o “Bismillahirrahmanirrahim” kelimesini söylemek, sadece bir gelenek olarak mı kalır? Bu sorular da kafamda yankı yapmaya devam ediyor. Belki de, hayatımıza biraz daha anlam katmanın yolu, her işe başlarken “besmele”yi hatırlamaktan geçiyordur.