İçeriğe geç

Gelecek zaman nasıl yapılır ?

Gelecek Zaman Nasıl Yapılır?

Evet, sevgili okur, bugün “Gelecek zaman nasıl yapılır?” sorusunu biraz kafa karıştırıcı, biraz komik ve biraz da felsefi bir şekilde yanıtlayacağız. İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama aslında her şeyi çok derinlemesine düşünen biri olarak, bu konuyu ele almak bana bayağı eğlenceli gelecek gibi.

İlk başta, bu geleceği nasıl yapacağımız sorusunu biraz açalım. Çünkü “gelecek zaman” deyince insanların aklına genellikle ders kitaplarından, dilbilgisi kurallarından yapılan sıkıcı açıklamalar gelir. Ama ben farklı bir bakış açısıyla ele alacağım. Hem dil bilgisi, hem de hayatın içinden gerçekler!

Gelecek Zaman: Belki de Herkesin Korktuğu Şey!

Gelecek zaman dediğimizde, aslında insanlık olarak hepimizin biraz tedirgin olduğu bir şey var. Hani o meşhur “geleceği tahmin edememek” korkusu… Gelecek nedir ki? Bir dakika sonra ne olacağını kim bilebilir? Gerçi, ben bazen takılmıyorum, sabah kahvemi içiyorum ve “Bugün her şey güzel olacak” diyorum. Tabii, genellikle olacağı yok, ama yine de umut işte!

Gelecek zamanla ilgili en çok duyduğumuz cümlelerden biri “Yarın yaparım, bugünden yarına geçerim…” Peki, gerçekten yarın ne olacak? Bunu kimse bilmiyor ama gelecekte neler yapabileceğimiz hakkında biraz ipucu verebiliriz. Gelecek zaman nasıl yapılır? İşte bu yazıda, “gelecek zaman”ın hem dilbilgisi yönünü hem de hayatımızda nasıl yer ettiğini keşfedeceğiz!

Gelecek Zamanın Dilbilgisi

Klasik bir Türkçe öğretmeni olarak, “Gelecek zaman” dediğinde hemen kafamızda kurallar şimşek gibi çakar. Hani şu “-ecek, -acak” ekleri… Mesela: “Yarın sinemaya gideceğim.” Bu örnek gayet basit. Ama bir de bu kelimeleri günlük hayatımıza yerleştirip, hayatın nasıl değiştiğini gözler önüne serdiğimizde işler değişir.

Düşünsenize, ben “Gelecek zaman nasıl yapılır?” diye yazıyorum ve birden aklıma gelecek olan binbir türlü senaryo geliyor. Kafamda bu yazıyı yazarken, bir arkadaşım telefon açtı ve “Yarın buluşalım mı?” dedi. O an kafamda, “Yarın mı? O gün gerçekten gelecek mi, yoksa bu sadece soyut bir kavram mı?” diye düşünmeye başladım. Sonuçta, belki yarın hiçbir şey planladığım gibi olmayacak! Ama dilbilgisi kurallarına uyarsak, şu an itibariyle “yarın buluşacağız” diyebilirim.

Kısa bir örnekle açalım:

Örnek 1:

– Yarın ben sinemaya gideceğim.

– Nereye?

– Bunu şimdi yazıyorum ya, belki o zaman gidebilirim.

(Evet, gelecekte bir yerlere gitmeyi planlıyorum, ama ben de biliyorum ki çoğu zaman “yarın” hiçbir zaman gelmiyor. Biraz hayal kırıklığı olabiliyor.)

Gelecek zaman aslında bende biraz “belirsizlik” yaratıyor. Yani, hayatta her şeyde olduğu gibi, “yarın” derken bir nevi bizim hayatımıza da geçici bir ilgi alanı katmış oluyoruz. O yüzden o cümledeki “gideceğim” kısmını, aslında sadece bir “belki” olarak kabul edebilirim. “Belki” demek, geleceğe duyduğum tek saygıdır!

Gelecek Zamanla Gerçekten Ne Yapıyoruz?

Burada şunu sormak gerekiyor: Gelecek zaman kullanarak ne yapıyoruz? Gelecek zaman, bizim hayatımızda nasıl bir yer ediniyor? Yani biz, bu dilbilgisel kuralları gerçekten nasıl hayata döküyoruz?

Bir bakıma, gelecek zaman dilbilgisi kuralları bizim hayatımızda hep bir “umut” figürü. Yani, gelecekte bir şeylerin değişeceğini umuyoruz. Ama o “değişim”in ne olacağıyla ilgili hiçbir fikrimiz yok.

Bir arkadaşım bana geçtiğimiz günlerde şöyle demişti: “Yarın iş yerinde şunları şunları yapacağım, ama ne kadarını yapabileceğimi bilmiyorum, çünkü genellikle o kadarını yapıyorum ki!” İşte tam burada, “gelecek zaman”ın aslında bir çeşit aldanma aracı olduğunu fark ettim. Yani dilbilgisi olarak geleceğe dair bir plan yapıyoruz ama hepimizi derinden etkileyen bir şey var: Gerçekten o “gelecek” hiç gelmiyor.

Yine de, işte geleceği yapmak için bazen sadece planlar kuruyoruz. O kadar ki bazen plan yaparken bile korkuyorum. Yani, “Yarın şunu yapacağım” dediğimde aklımda hep şu düşünce beliriyor: “Peki ya yapamazsam?”

Gelecek Zaman ve İç Ses

Hadi bir de iç sesime kulak verelim:

– “Yarın buluşur muyuz?”

– “Yarın mı? Sadece dilde var olan bir kavram o. İyi de ben bugün buluşamıyorum ya, yarın ne yapacağım?”

– “Ama gitmek zorundasın, çünkü yazıyı yazan sensin ve bir yazıda gelecekten bahsediyorsun!”

– “Yani, ben bunu bugün de yapabilirim, yarını da yaratabilirim, ama sonuçta olan o zaman dilinde gelecektir.”

Aman, bu konuda aklım karıştı! Ama bir yandan da komik. Gelecek zaman kullanarak daha çok umut ve hayal kuruyoruz aslında. Herkesin aklında “Yarın şunu yapacağım, geçeceğim, geçerim, bu zaman çok güzel olacak” gibi düşünceler var. Ama belki bu sadece güzel bir dilsel aldanma mı?

Gelecek Zamanla “Yapabilirim” Mi?

Mesela, “Yarın sınavım var, çalışacağım” diyorum, ama birden bir telefon geliyor. “Hadi dışarı çıkalım, biraz kafamıza göre takılalım.” Geriye sadece düşünmek kalıyor: “Gelecek zaman nasıl yapılır?” Eğer bu hayatta her şey gelecekse, o zaman belki bu şansla eğlenmek de bir hak.

O yüzden diyorum ki, gelecek zaman bazen “yapabilirim” demek gibi geliyor. Ama bazen de, “Ne yapıyorsam onu yapacağım ve gelen her şey beni şaşırtacak.” Gerçekten ne olduğunu bilmemek de gelecek zamanın doğasında var.

Sonuçta: Gelecek Zaman Yapılabilir Mi?

Sonuçta, “Gelecek zaman nasıl yapılır?” sorusunun cevabı biraz da yaşadığımız hayatta gizli. Bu soruyu her zaman sormak yerine, belki de daha iyi bir soru şu olmalı: “Gelecek zamanı anlamaya nasıl yaklaşabiliriz?” Gelecek zaman, bir plan yapmaktan çok, hayatın içindeki sürprizleri kabul etmek ve onları keyifle yaşamak gibi. O yüzden şu an, yazıyı sonlandırırken, yarın neler olacağına dair bir fikrim yok. Ama eminim ki yazıyı okuduktan sonra daha fazla düşünmeye başlayacaksınız.

Bir sonraki yazıda, belki gelecekte bir başka konuda buluşuruz. Ya da belki… (Evet, geleceği yine belirsiz bırakıyorum.)

(Gelecek zamanı nasıl yapacağınızı düşünmek, yazıyı okuduktan sonra belki biraz kolaylaşmış olabilir. Ama unutmayın, her zaman ne yapacağınızı bilmeniz gerekmez!)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş