Bazı hikâyeler vardır ki, sadece bir sahnede değil, insanların kalbinde alkış alır. Bugün sana öyle bir hikâye anlatacağım… “Kapalı gişe nasıl oluyor?” sorusunun cevabını, bir oyunun arkasındaki umutla, hayalle ve emekle arayacağız birlikte. Hazırsan, ışıklar sönüyor, perde açılıyor. Bir Hayalin Perde Arkası: Elif ve Arda’nın Hikâyesi Elif küçük bir tiyatro sahnesinde hayallerini büyüten bir kadındı. Oyunculuk onun için sadece bir meslek değil, ruhunun diliydi. Her karakterde biraz kendini buluyor, her alkışta biraz daha güçleniyordu. Arda ise farklıydı. O, sahne arkasında, ışıkların ve afişlerin dünyasında yaşayan bir yapımcıydı. Planlı, stratejik ve hep çözüm odaklıydı. Elif’in kalbiyle kurduğu hayallere, o aklıyla yol…
8 YorumEtiket: bir
Kantinlerde Çiğ Köfte Yasak mı? Mevzuattan Morale, Bugünden Geleceğe Çok Yönlü Bir Bakış Şunu açık yüreklilikle söyleyeyim: “Kantinlerde çiğ köfte yasak mı?” sorusu kulağa küçük bir merak gibi gelse de, arkasında koca bir mevzuat, okul sağlığı politikaları, tüketici güvenliği ve hatta kültürel alışkanlıklar yatıyor. Gelin, bu meseleye tek bir ‘evet’ ya da ‘hayır’la değil; kökeni, bugünü ve yarınıyla, bir arkadaş sohbetinin sıcaklığında ama kanıta dayalı bir mercekle bakalım. Çiğ Köftenin Kısa Arka Planı: Etli mi, Etsiz mi? Türkiye’de geleneksel “etli” çiğ köftenin ticari satışına uzun süredir izin verilmiyor; bu yasak, gıda güvenliği risklerinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla okullarda, işyerlerinde ya da hastanelerdeki…
12 Yorumİnce Bağırsaktan Kaka Geçer mi? Ekonomik Sistemlerin Sindirim Üzerine Bir Analizi Bir ekonomist olarak çoğu zaman şu sorunun etrafında dönerim: Kaynaklarımız sınırlı, ama isteklerimiz sonsuz. Peki bu sınırlılık, sistemin içinden geçen her şeyin “yararlı” olması gerektiği anlamına mı gelir? Yoksa her sistemin — ister biyolojik ister ekonomik olsun — bir atık üretme zorunluluğu mu vardır? “İnce bağırsaktan kaka geçer mi?” sorusu bu anlamda yalnızca biyolojik değil, ekonomik bir metafordur. Çünkü ekonomiler de tıpkı insan bedeni gibi, tüketir, dönüştürür ve geride kalıntılar bırakır. Bu yazıda, sindirim sisteminin işleyişini bir piyasa metaforu olarak ele alarak kaynak kullanımı, verimlilik ve toplumsal refah üzerine…
8 YorumGök Taşları Nereden Gelir? Gücün, Düzenin ve Vatandaşlığın Kozmik Hikâyesi Bir siyaset bilimci olarak gökyüzüne baktığınızda, yıldızlar kadar düzenli ve aynı zamanda kaotik bir sahne görürsünüz. Gök taşları bu düzenin en sarsıcı unsurlarıdır — beklenmedik, yıkıcı ama aynı zamanda yenileyici. Peki, gök taşlarının kökenini yalnızca astronomik bir olgu olarak mı değerlendirmeliyiz, yoksa onlar toplumsal ve siyasal düzenin metaforik bir yansıması mı? Kozmik Güç Dengeleri: İktidarın Yörüngesinde Dönmek Gök taşları genellikle büyük gezegenlerin çekim alanlarından kopup gelen küçük parçalardır. İktidar ilişkileri de benzer bir şekilde işler. Güç merkezleri —devletler, kurumlar, partiler— etraflarındaki bireyleri kendi çekim alanlarına çeker. Kimileri bu çekimden kurtulamaz,…
10 YorumToplumsal Yapılar ve Bir Araştırmacının Merakı Bir sosyolog ya da toplumsal ilişkileri anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, günlük yaşamda sıradan görünen kavramların aslında derin bir toplumsal arka plana sahip olduğunu gözlemlemek heyecan verici bir yolculuktur. Bu yolculukta, kimyasal bir gerçeklik olan “glikol suda çözünür mü?” sorusu bile yalnızca bilimsel bir merakın ötesine geçerek toplumsal yapıların ve kültürel pratiklerin nasıl işlediğine dair ipuçları verebilir. Bilimsel Bir Gerçekten Toplumsal Anlamlara Glikol, teknik olarak suyla karışabilen ve endüstride farklı işlevlerde kullanılan bir bileşiktir. Ancak sosyolojik bir pencereden bakıldığında, bu çözünürlük metaforu toplumun yapısal ve ilişkisel yönlerine dair güçlü bir benzetme sunar. Tıpkı glikolün…
10 YorumGevher Neresidir? Tarihsel Bir Keşif Bir Tarihçinin Perspektifi: Gevher’in Geçmişine Yolculuk Tarih, sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda günümüzle köprüler kurmaktır. Gevher kelimesi, bir yerin ismi olarak kulağa ne kadar sıradan gelse de, içinde bulunduğu toplumsal bağlamı ve tarihsel süreci anlamak, aslında geçmişin ve bugünün birbirine nasıl bağlı olduğuna dair önemli ipuçları sunar. Gevher’in neresine gittiğimizde, sadece coğrafi değil, kültürel ve toplumsal dönüşümün de izlerini süreceğiz. Peki, Gevher neresi? Gevher’in tarihsel arka planı nedir? Bu yazıda, hem geçmişi hem de günümüzü birleştirerek, bu sorulara derinlemesine bir yanıt arayacağız. Gevher: Coğrafyanın, Kültürün ve Zamanın Kesişimi Gevher, günümüzde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kullanılan…
14 YorumKüçük bir teknik parçanın, hayatımızı nasıl etkileyebileceğini hiç düşündünüz mü? “Hava vantuzu” deyince çoğu kişinin aklına sadece tesisat geliyor olabilir. Ama ben konulara farklı açılardan bakmayı seviyorum ve sizlerle de beyin fırtınası yapmak istiyorum. Gelin, hava vantuzunun işlevini sadece teknik değil, toplumsal ve duygusal boyutlarıyla da değerlendirelim. Hava Vantuzu Ne İşe Yarar? Hava vantuzu, su veya sıvı taşıyan boru hatlarında sıkışan havayı dışarı atan ve gerektiğinde hava girişini sağlayan bir ekipmandır. Bu işlev, boru hatlarında basınç dengesini korumak, patlamaları önlemek ve sistemin uzun ömürlü çalışmasını sağlamak için kritik öneme sahiptir. Yani görünüşte küçük ama işlevi büyük bir parça. Erkeklerin Veri…
12 YorumGare Ne Demek TDK? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Bir ekonomist bakış açısıyla her kavram, kaynakların sınırlılığı ve insanların seçimleriyle ilişkilidir. Her seçim, bir fırsat maliyetine sahipken, bu seçimlerin sonuçları hem bireysel hem de toplumsal düzeyde büyük etkiler yaratır. “Gare” kelimesi, Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından da tanımlanan bir kavram olup, bu yazıda sadece dilsel bir açıklama değil, aynı zamanda bu kavramın ekonomiye etkilerini ve toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiğini inceleyeceğiz. Gare, ekonomi perspektifinden bakıldığında, bir toplumun değer algılarını, bireylerin kararlarını ve toplumsal refahı nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olabilir. Gare: TDK’ye Göre Tanımı Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, “gare” kelimesi, “yabancı bir…
16 YorumHamil Ne Hukuk? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Üzerine Düşünceler Bazı kavramlar sadece hukukun değil, hayatın da aynasıdır. “Hamil” kelimesi, ilk bakışta teknik bir hukuk terimi gibi görünse de, aslında içinde toplumsal cinsiyet, eşitlik ve sorumluluk tartışmalarını barındırır. Bu yazıda “hamil ne hukuk?” sorusunu hem yasal hem de insani yönleriyle ele alacağız. Amacımız yalnızca kavramı açıklamak değil; aynı zamanda bu terimin adalet, empati ve toplumsal roller üzerindeki etkilerini birlikte düşünmek. “Hamil” Ne Demek? Hukukun Diliyle Başlayalım Hukukta “hamil”, bir senet veya belgeyi elinde bulunduran kişi anlamına gelir. Özellikle kambiyo senetlerinde (poliçe, bono, çek gibi) “hamiline” ibaresi, bu senedi fiilen…
10 YorumBoyasız Göçük Düzeltme Değer Kaybı Olur mu? Ekonomik Rasyonalite ve Görünmeyen Maliyetler Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist için her karar, kaynakların sınırlılığıyla başlar. Ekonomi biliminin özü, kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçlar arasında akılcı bir denge kurmaktır. Bir otomobildeki boyasız göçük düzeltme işlemi de bu denklemin küçük ama çarpıcı bir örneğidir. Yüzeyde basit bir tamir gibi görünen bu eylem, aslında piyasa değeri, tüketici davranışları ve toplumsal refah kavramlarının bir kesişim noktasında durur. Soru basit görünebilir: Boyasız göçük düzeltme (PDR) yapılan araç değer kaybeder mi? Ancak yanıt, yalnızca teknik değil, ekonomik bir perspektif gerektirir. Çünkü her “düzeltme” girişimi, görünmeyen maliyetleri de beraberinde taşır.…
14 Yorum