Kelimenin Gücüyle Başlayan Bir Mücadele: Güreşin Edebi Tanımı Bir kelime, bazen bir dünyanın kapısını aralar. “Güreş” dediğimizde akla yalnızca iki bedenin mücadelesi gelmez; aynı zamanda iki iradenin, iki benliğin, iki hikâyenin karşılaşması belirir. Edebiyat, bu karşılaşmayı kelimelerin arenasına taşır. Tıpkı bir güreşçinin mindere adım attığı anda içine girdiği o sessiz hazırlık gibi, yazar da kalemine sarıldığında iç dünyasıyla güreşmeye başlar. Çünkü yazmak, görünmeyen bir güreştir; sözcüklerle, anlamlarla, hatıralarla yapılan sonsuz bir mücadele. Güreşin Edebiyattaki Yansıması Edebiyatta güreş, insanın doğayla, kaderle, hatta kendi iç sesiyle olan mücadelesinin simgesidir. Homeros’un İlyada’sında Akhilleus’un öfkesini dizginleme çabası, bir tür ruhsal güreştir. Dostoyevski’nin Suç ve…
8 Yorum