Var Olduğunu Bilinmeyen Bir Şeyi Bulmaya Ne Denir?
Hayat, en çok beklemediğin anlarda, beklemediğin şeylerle seni karşılaştırıyor. Bu, bana Kayseri’nin dar sokaklarında, gri bir kış sabahı, yalnız başıma yaşadığım bir anıyı hatırlatıyor. O an, ne hissettiğimi tam olarak anlatmak çok zor; karışık, ama aynı zamanda çok netti. Her şeyin anlamı vardı ama o anlamı çözmek, yaşamak, görmek… Her şey bambaşka bir noktada, birbirine kenetlenen bir olaylar zincirinin ortasında duruyordu.
Kayseri’nin Sırtını Dönüp Gittiği O Gün
O sabah, Kayseri’nin ilkbahara yaklaşan soğuk günlerinden biriydi. Saat henüz 7’ydi ama ben günün ne zaman başladığını bile fark etmeden sokaklarda yürüyordum. Birçok insan sabah rutinini yaparken, ben kendi içimde kaybolmuştum. Elimde bir kitap, cebimde birkaç kuruş ve başımda eski, terkedilmiş bir şemsiye vardı. Düşüncelerim, sanki şehri terk etmiş gibiydi. Kalbimde de bir boşluk vardı; derin, tarif edilemez bir boşluk.
O boşluğu, bir gün doldurabileceğimi sanmıştım. Ancak ne zaman bir şeyin eksik olduğunu hissetsem, içimdeki boşluk daha da büyüyordu. O gün tam olarak ne aradığımı bilmiyordum ama bir şeyin eksik olduğunu hissediyordum. Bir şeyin… ama ne? Var olduğunu bilmiyordum, sadece bir şeyin beni beklediğini.
Bir Arayışın Başlangıcı
Adımlarım, bir şekilde beni Kayseri’nin bilmediğim, terkedilmiş bir köşesine götürdü. Yolda eski, paslı bir demir kapı gördüm. İçeri girmedim ama derin bir merak vardı içimde. Kapının ardında ne vardı? Belki de içimden gelen bir ses, “belki orada bulursun” diyordu. Orada bir şey vardı, hem de çok önemli bir şey. Ne olduğunu bilmediğim ama aradığım şey, oradaydı.
Buna inanmak istemiştim ama bu kadar basit olamazdı. Bir kapı aralamak, bir anlam bulmak gibi kolay bir şey olabilir miydi? Kayseri’nin bu terkedilmiş yerinde, kimse fark etmese de ben içimde bir keşif duygusuyla doluyordum. O an, o kapı ve içindeki gizem bana bir şeyler söylemişti ama ben anlamadım.
Hayal Kırıklığı ve Umut
Yoluma devam ederken, başımı iki elimle kavradım. Gerçekten var olduğunu bilmiyordum, ama bir şeyin beni beklediğini hissediyordum. Hâlâ o terkedilmiş kapıyı, içimdeki boşluğu, o eksik şeyi düşünüyordum. Belki de o şey, sadece kendimi anlamamı sağlayacak bir şeydi.
Evet, biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü bir şeyleri bulmak, sadece hayal etmekle kalmamalıydı. İnsan, çoğu zaman neyi aradığını bilmeden bir yola çıkar. Ama bir şey bulduğunda, onu nasıl değerlendireceğini, ne yapacağını bilemez. Kendini yabancı bir yerin, yabancı bir duygunun içinde bulursun. O duyguyla başa çıkmanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Ama bir yandan da umut vardı. Umut, kaybolmuş bir şeyin peşinden gitmeye devam etmekti.
Var Olmayan Şeyin Peşinde
Kayseri’nin karanlık sokaklarında yürürken, bir an için geçmişimi hatırladım. O kaybolmuş, bulamadığım şeyin tam olarak ne olduğunu bilemiyorum ama bir şey vardı. Sadece var olmalıydı. Herkesin bildiği ama kimsenin tam olarak anlamadığı bir şeydi. Bir umut, bir arayış, belki de kendimle barışma yoluydu. O kaybolan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışırken aslında beni bulan şey, belki de benden daha fazlasıydı.
Kayseri’nin dar sokaklarında, yaşadığım hayal kırıklığına rağmen, içimde bir şey bulmuştum. Var olduğunu bilinmeyen bir şeyi ararken, aslında hep içimde taşıdığım bir parçamı keşfettim. Aradıkça kaybolduğumuzu düşündük ama belki de kaybolduğumuzu sandığımız şey, hep bizimleymiş. Birinin varlığını anlaman için onu kaybetmen gerekebilir. O kaybolan şeyin peşinden giderek, aslında kendimi bulmuştum.
Bir Adım Daha Atmak
O günden sonra, her adımımda biraz daha fazla umut vardı. Kaybolan şeyin ne olduğunu bilmesem de arayışım devam etti. Belki de kaybolmuş bir şeyin var olduğunu bilmiyor olmak, onun peşinden gitmek demekti. İnsan, kaybolmuş bir şeyi ararken aslında kendi yolculuğunu yapıyordu. O kaybolmuş şey ne olursa olsun, var olduğunu bilmek bile bir yoldu. Bir şeyin ne olduğunu bilmeden, onun peşinden gitmek… Belki de hayatın ta kendisiydi.
Bugün, hala kaybolan bir şeylerin peşindeyim. O terkedilmiş kapıyı, o günü, o duyguyu hâlâ içimde taşıyorum. Arayış devam ediyor. Kim bilir, belki bir gün kaybolan şey, beni tamamen bulur.