Birincil koruma nedir? Hayatı “daha başlamadan garantiye alma” meselesi
Merhaba! Toptankilit sayfasının bu haftaki konusu “Birincil koruma örnekleri nelerdir”. Umarız faydalı bulursunuz!
Bazen düşünüyorum da, insanlık olarak en büyük ortak özelliğimiz “sonradan akıllanmak”. Yani bir şey olduktan sonra:
“Ben zaten biliyordum böyle olacağını.”
Evet kanka, hepimiz biliyorduk ama kimse emniyet kemerini takmadı.
İşte tam bu noktada devreye birincil koruma giriyor. En basit haliyle söylemek gerekirse, hastalıklar, kazalar ya da olumsuz durumlar ortaya çıkmadan önce alınan önlemlerin tamamı. Yani “olursa bakarız” değil, “olmadan çözelim” zihniyeti.
İzmir’de yaşarken bunu daha iyi anlıyorum. Çünkü burada hayat biraz rahat akar ama o rahatlık bazen insanı “ben bir şey olmaz bana” moduna sokar. Sonra bir bakmışsın güneşten yanmışsın, klimadan üşütmüşsün, tosttan mide yakmışsın… Hayat küçük ama sürekli uyarı veriyor.
Ben de geçen gün bunu düşündüm:
“Birincil koruma örnekleri nelerdir?”
Cevap aslında her yerde ama biz genelde fark etmiyoruz.
Birincil koruma örnekleri nelerdir? Günlük hayatın görünmeyen kahramanları
Birincil koruma dediğimiz şey öyle laboratuvarlarda falan gizli değil. Tam olarak senin sabah evden çıkarken yaptığın ama fark etmediğin hareketler.
Mesela geçen sabah Karşıyaka’da yürürken bir arkadaşım aradı:
— “Kanka bugün güneş var mı?”
— “Var.”
— “O zaman çıkmıyorum.”
İşte bu bile birincil koruma değil ama birincil kaçış stratejisi. Biz biraz geliştireceğiz konuyu.
Sağlıkta birincil koruma: Vücudu “erken erişim” modunda tutmak
Sağlık kısmı en klasik ama en hayati alan.
Aşılar mesela… Çocukken “iğne yapacaklar” diye kaçtığımız şeyler aslında hayat boyu koruma kalkanı.
Şöyle düşün: Vücudun bir oyun karakteri ve aşılar da “boss fight’a hazırlık itemleri”.
Ben bir keresinde grip aşısı sonrası kendimi “Iron Man upgrade aldı” gibi hissetmiştim. Sonra yine grip oldum ama en azından psikolojik buff vardı.
Birincil koruma örnekleri nelerdir? sorusunun sağlık tarafında birkaç net örnek:
Aşılanma
Dengeli beslenme (evet, gece 2’de döner yememek de buna dahil)
Düzenli uyku
El hijyeni
Egzersiz
Özellikle uyku konusu İzmir gecelerinde zor. Çünkü “bir bölüm daha izleyeyim” diye başlayan süreç sabaha karşı “ben neden varım” sorgusuna dönüyor.
Geçen gece iç sesim:
— “Uyu artık.”
Ben: “Bir video daha.”
— “Yarın işe gideceksin.”
Ben: “Yarın hallederiz.”
Yarın geldiğinde ben: hayalet.
İşte birincil koruma tam burada devreye giriyor: bugün doğru uyursan yarın hayatta kalırsın.
Trafikte birincil koruma: Hayatla Russian roulette oynamamak
İzmir trafiği biraz… yaratıcı. Kurallar var ama herkes kendi versiyonunu yazmış gibi.
Emniyet kemeri mesela. En klasik birincil koruma örneklerinden biri.
Ama çoğu insanın zihni şu:
“5 dakikalık yol ya.”
Evet. O 5 dakika bazen hayatının geri kalanının başlangıcı olabilir.
Bir arkadaşım arabaya biner binmez kemeri takıyor, başka biri diyor ki:
— “Nereye gidiyoruz ki?”
— “Hayata kardeşim, hayata.”
Kask da aynı şekilde. Motosiklet kullananlar için direkt hayat sigortası gibi. Ama bazıları kaskı sadece polis görünce takıyor, o da “sosyal görünmezlik modu” gibi.
Birincil koruma örnekleri nelerdir? denince trafik tarafında:
Emniyet kemeri kullanımı
Kask takmak
Hız sınırlarına uymak
Dikkatli sürüş
Telefonla uğraşmamak
Telefon konusu ayrı bir evren. Bir el direksiyonda, diğer el Instagram’da story izliyor. Bu nasıl çoklu evren anlayışı anlamıyorum.
İş güvenliğinde birincil koruma: “Ben bilirim” değil, “önlem alırım” demek
Çalışma hayatı da bir başka arena. Özellikle fiziksel işlerde birincil koruma hayati.
Baret, eldiven, gözlük… Bunlar bazen insanlara “gereksiz aksesuar” gibi geliyor ama aslında “hayatta kalma DLC’si”.
Bir keresinde bir usta şöyle demişti:
— “Buna ne gerek var ya.”
Bir dakika sonra malzeme düşmüş.
Sessizlik.
O an herkesin yüzünde aynı ifade: “Evren bize mesaj gönderdi.”
Birincil koruma örnekleri nelerdir? iş güvenliğinde:
Kişisel koruyucu ekipman kullanımı
Güvenlik prosedürleri
Eğitimler
Risk analizi
Çalışma alanının düzenli olması
İş yerinde “ben dikkatliyim” demek, genelde bir sonraki kazadan önce söylenen son cümle oluyor.
Günlük hayatta birincil koruma: Güneş, böcekler ve hayatın küçük saldırıları
İzmir’de yaşayıp da güneş kremi kullanmamak… biraz iddialı bir hareket.
Ben kullandığım günler “ben sağlıklıyım” hissi, kullanmadığım günler “ben ızgara modundayım” hissi yaşıyorum.
Bir de böcek konusu var. Yaz akşamı balkon keyfi yaparsın, sonra bir sivrisinek gelir ve senin bütün gece planını altüst eder.
İç ses:
— “Sadece bir tane.”
Beş dakika sonra: “Neden ben seçildim?”
Birincil koruma örnekleri nelerdir? günlük hayatta:
Güneş kremi kullanmak
Sivrisinek önleyici ürünler
Temiz su tüketimi
Düzenli beslenme
Stres yönetimi
Stres yönetimi kısmı teoride çok kolay: “Sakin ol.”
Pratikte: “NASIL SAKİN OLAYIM?”
Psikolojik birincil koruma: Kafayı daha baştan korumak
Bunu kimse ciddiye almıyor ama en önemlisi bu olabilir.
Çünkü insanın en büyük kazası bazen fiziksel değil, zihinsel oluyor.
Mesela sürekli kendini başkalarıyla kıyaslamak… İzmir’de sahilde yürürken bile biri geliyor, spor yapıyor, diğeri kitap okuyor, biri business call’da, sen ise “ben ne yapıyorum?” modundasın.
Bu noktada birincil koruma devreye giriyor:
Sosyal medya kullanımını sınırlamak
Gerçekçi hedefler koymak
Dinlenmeyi ihmal etmemek
Kendine zaman ayırmak
Bir gün arkadaşım dedi ki:
— “Ben artık kimseyi kıyaslamıyorum.”
— “Nasıl yani?”
— “Herkes benden iyi zaten, otomatik bıraktım.”
Bu da bir tür kabul terapisi ama biraz karanlık versiyonu.
Eğitim ve bilinç: En ucuz birincil koruma yöntemi
Aslında en güçlü koruma bilgi. Çünkü bilmediğin şey seni daha kolay yakalıyor.
Mesela küçükken “çok soğukta dışarı çıkma hasta olursun” lafını duyunca inanmazdık. Şimdi 25 yaşında aynı şeyi annem söyleyince:
— “Tamam anne haklısın.”
Çünkü hayat deneysel bir ders.
Eğitim sayesinde:
Doğru sağlık davranışları
Güvenlik bilinci
Risk farkındalığı
Toplumsal sorumluluk
gelişiyor.
Birincil koruma örnekleri nelerdir? sorusunun belki de en sessiz ama en güçlü cevabı bu: öğrenmek.
Toptankilit olarak “Birincil koruma örnekleri nelerdir” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!
Birincil koruma aslında “sonradan üzülmemek sanatı”dır
Şöyle düşünüyorum bazen: hayat bir oyun olsaydı, birincil koruma “save butonu” olurdu. Ama biz genelde autosave kapalı oynuyoruz.
Sonra crash olunca:
— “Keşke dikkat etseydim.”
İzmir’de sahilde otururken bile bunu fark ediyorsun. İnsanlar koşuyor, bisiklete biniyor, güneşleniyor, kitap okuyor… Herkes kendi küçük önlemlerini almış gibi.
Ve en komiği şu: çoğu zaman en basit şeyler en büyük farkı yaratıyor.
Su içmek.
Uyumak.
Kemer takmak.
Güneş kremi sürmek.
Biraz yavaşlamak.
Kulağa sıradan geliyor ama hayatın “mini patch update”leri gibi.
Kapanış gibi değil, devam eden bir farkındalık
Birincil koruma dediğimiz şey aslında büyük laflardan oluşmuyor. Günlük hayatın içine gizlenmiş küçük ama etkili alışkanlıklar.
Bazen düşünüyorum: İnsanlar hayatı zorlaştırmak için ekstra çaba sarf ediyor olabilir mi?
Belki de çözüm çok daha basit:
Biraz dikkat.
Biraz özen.
Biraz “olmadan önce düşünme” refleksi.
İzmir akşamında rüzgâr eserken, sahilde yürürken ya da sabah işe yetişmeye çalışırken aslında hepsi aynı yere çıkıyor: küçük önlemler büyük farklar yaratıyor.
Benzer Bir Yazı: Biri öldüğünde neden helva yapılır ?